• Biomolecules-Biyomoleküller

    AMiNOASiTLERiN GENEL OZELLiKLERĐ

    AMĐNOASĐTLERĐN GENEL ÖZELLĐKLERĐ
    Aminoasitlerin Yapısı
    1. Prolin hariç aminoasitler
    • ” R” yan zinciri ifade eder ve bir aminoasidin proteindeki rolünü belirleyen kısmıdır.
    • Amino ve karboksil kısımları peptid bağının yapısına katılırlar ve hidrojen bağı olusumu dısında herhangi bir
    kimyasal reaksiyona girmezler.
    • Fizyolojik pH’da (7,4) amino grupları protonlanır (+ yüklü) – karboksil grupları disosiye olur (- yüklü)
    2. Prolin
    • Amino yerine imino grubu içerir. Prolin’in yan zinciri alfa-amino grubuyla birleserek bir halka yapısı
    olusturur ve bu nedenle imino grubu tasır.
    Amino grubu tasıyan aminoasitler (Prolin hariç hepsi) ninhidrinile mor kompleks olusturur.
    Đmino grubu tasıyan aminoasit (Prolin) ninhidrin ile sarı kompleks olusturur.
    Sınıflaması
    1-Nonpolar aminoasitler
    • Kimyasal reaksiyonlara katılmayan non-polar bir yan zincir içerirler.
    o Bu yan zincirler hidrofobik olduklarından sulu çözeltilerde bulunan proteinlerin iç kısımlarını
    doldurmaya çalısırlar ve proteinlerin üç boyutlu yapısından sorumludurlar.
    1.Alifatik non-polar aminoasitler
    1.Alanin
    Yan zincir olarak hidrofobik bir metil grubu içerir. (Oligosakkaritlerle bağ YAPAMAZ)
    Fonksiyonları:
    1.Dolasımda amonyak tasır
    2.Glisin
    Yan zincir olarak bir H iyonu tasır.
    Optik olarak aktif olmayan tek aa’dir (Polarize ısık düzlemini çeviremez).
    Fonksiyonları:
    1.Kollajenin yapısında bulunur (Kollajenin yapısında her 3 aa’den biri glisindir).
    2.AsetilCoA, Glutatyon, Hem, Porfirin ve Pürin sentezine katılır (Melanin sentezine KATILMAZ)
    3.KC’de safra asit konjugasyonu ve detoksifikasyonunda kullanılır.
    3.Dallı zincirli alifatik aminoasitler
    1. Đzolösin (Yan zincirinde iki asimetrik karbon atomu tasıdığından dört izomeri vardır.)
    2. Lösin
    3. Valin
    2.Aromatik non-polar aminoasitler (UV ısığı absorbe ederler)
    1.Fenilalanin
    Yan zincir olarak hidrofobik bir fenil halkası tasır.
    Fonksiyonları:
    1.UV ısığı absorbe ettiğinden spektrofotometrik olarak bir solusyondaki protein konsantrasyonunun
    ölçümünde kullanılır.
    2.Triptofan
    Yan zincir olarak indol halkası tasır.
    Fonksiyonları:
    1.Melatonin, nikotinamid ve seratonin’in prekürsörüdür.
    2.UV ısığı absorbe ettiğinden spektrofotometrik olarak bir solusyondaki protein konsantrasyonunun
    ölçümünde kullanılır.
    3.Kükürtlü non-polar aminoasitler
    1.Metionin
    Yan zincirinde kükürt bağlı bir metil grubu tasır.
    Fonksiyonları:
    1.Protein sentezini baslatır.
    2.Transmetilasyon reaksiyonlarında S-adenozil metionin seklinde metil grubu vericisidir
    3.Vücuttaki kükürt içeren bilesiklerin hemen hemen hepsinin kaynağıdır.
    4.Ornitin ile birlikte spermin ve spermidin’in öncülüdür.
    4.Đmino içeren non-polar aminoasitler
    1.Prolin
    Amino yerine imino grubu içerir.
    Rotasyonu engelleyen rijit bir halka yapısı vardır. Bu nedenle polipeptid zincirlerinde katlanmayı zorlastırır.
    Fonksiyonları:
    1.Kollajenin yapısında bulunur.
    2-Polar aminoasitler
    1.Yüksüz polar aminoasitler
    1.Aromatik polar aminoasitler
    1.Tirozin
    Fenilalaninden sentezlenir.
    Yan zincir olarak fenolik hidroksil grubu tasır.
    Fizyolojik pH’da aniyonize haldedir.
    Fonksiyonları:
    1.Melanin, katekolamin ve tiroksin’in öncülüdür.
    2.UV ısığı absorbe ettiğinden spektrofotometrik olarak bir solusyondaki protein konsantrasyonunun
    ölçümünde kullanılır.
    2.Hidroksilli polar aminoasitler
    1.Serin
    Zayıf asidik OH grubu içerir.
    Protein yapısında fosforlanan en önemli aa’dir.
    Fosforile olan aa’ler (Proteinlerin fosforilasyonu sırasında fosfat alıcısı aa’ler)
    1.Serin
    2.Tirozin
    3.Treonin
    Fonksiyonları:
    1.Birçok enzimin aktif bölgesini olusturur
    2.Fosfo- ve glikoproteinlerdeki bağların yapısında bulunur.
    2.Treonin
    Yan zincirinde iki asimetrik karbon atomu tasıdığından dört izomeri vardır.
    Fonksiyonları:
    1.Fosfo- ve glikoproteinlerdeki bağların yapısında bulunur.
    3.Kükürtlü polar aminoasitler
    1.Sistein
    Ancak metionin varlığında sentezlenebilir.
    Yan zincirinde sülfidril (-SH) grubu tasır.
    Fonksiyonları:
    1.Bir çok enzimin aktif bölgesinde bulunur.
    2.Keratinde bulunur.
    3.Đki sistein’in -SH grupları okside olarak (disülfid (S-S) bağı olusturarak) sistin molekülü olusturur.
    4.Taurin’in kaynağıdır (Safra tuzu olusumunda rol .................More Read....

    INSULIN TEDAVISI HAKKINDA BILGILER

    INSULIN TEDAVISI HAKKINDA BILGILER

    INSULIN TEDAVISI NEDIR ?

    Pankreas bezinden iki turlu insulin salgisi olur: Birinci salgilanma sekli gun boyu az miktarda olan bir salgilanmadir. Buna bazal insulin denir. Buna ilave olarak her yemekten sonra artan kan sekerini dusurmek icin ilave bir insulin salgisi daha olur. Iste insulin tedavisiyle seker hastasina bu salgilanisa benzer sekilde insulin verilmeye calisilir.
    Insulin hormonu ilac olarak sivi halde bulunur ve bir enjektorle veya insulin kalemiyle cilt altina enjekte edilir. Hap veya tablet sekli yoktur. Agizdan sprey seklinde verilmesi icin bilimsel calismalar yapilmaktadir ve yakinda piyasaya cikacaktir.
    Kan sekeri cok oynak olan bazi tip 1 diyabetli hastalarda insulin pompasi kullanilabilir.
    Tip 2 diabeti olan hastalarda diyet, egzersiz ve ilac (hap) kullanmalarina ragmen kan sekerinde ayarlanma olmuyorsa yani hala sekeriniz yuksek seyrediyorsa o zaman doktorunuz insulin tedavisine gecebilir.

    Insulin tedavisiyle ilgili yanlis anlasilmalar :

    1. Insulin aliskanlik yapar diye halk arasinda yanlis bir inanis vardir. Insulin aliskanlik yapmaz. Kullandiginiz diger haplar gibi bir ilactir ve sagliginiz icin gerekli oldugundan baslanilmistir. Aslinda insulin kullanmak haplardan daha sagliklidir.
    2. Seker hastaligi ilerleyici bir hastaliktir. Zamanla kullandiginiz haplar artik yeterli gelemez. Bunda sizin bir hataniz yoktur. Hastaliginizin ilerlemesi sebebiyle artik haplar yeterince etki edemez. Bu beklenilen bir durumdur.
    3. Insulin tedavisinden cogu hasta yasaminin etkileneceginden korkar. Aslinda insulin tedavisi yasaminizda degisiklik yapmaz. Igne yapmak onceleri kisileri urkutur ve sonra alisirlar. Cok az kiside insulin tedavisi gecici sure kullanilip sonra tekrar hap seklindeki ilaclara donulurse de cogu kiside insulin tedavisine devam edilir.
    4. Enjeksiyon korkusu yani igne yapmak korkusu da onemli bir korkudur. Zamanimizda cok ince uclu insulin igneleri ve insulin kalemleri vardir. Insulini kalemle yapmak daha rahat ve kolaydir.
    5. Kan sekerinizi daha sik olcmek gerekir endisesi. Evet, Insulin kullaninca daha sik kan sekerini olcmek gerekir. Ancak bu sekilde kan sekeri ayarinin daha iyi olacagini ve daha saglikli olacaginizi unutmayiniz.

     

    Hangi Hastalar Insulin Kullanmalidir?

    Tip 1 diyabeti olanlar
    Ilaclara ragmen kan sekeri dusmeyen tip 2 diyabetikler
    Retinopati (goz hasari), noropati (sinir hasari), diyabetik ayak (ayaklarda yara) gibi komplikasyonlar varsa
    Karaciger, bobrek hastaligi veya yetmezligi varsa
    Enfeksiyon varsa
    Ameliyat olunacaksa
    Gebelik sirasinda
    Kortizon ilaci kullanimi sirasinda
    Kilo kaybi olan seker hastalarinda
    Idrarda keton cikan hastalarda
    Pankreas bezi ameliyatla cikarilanlarda

    Yukarida aciklandigi uzere insulin tip 1 diyabetlilerde mutlaka kullanilmasi gerekir. Tip 2 diyabetlilerde ise Hap seklindeki ilaclara cevap alinamadigi durumda yani seker haplarini maksimum dozda kullanildiginiz halde sekeriniz dusmuyorsa insuline gecmek gerekir.

    Ilaclar Yetersiz Olunca Insuline Nasil Baslanir?

    Burada iki metot uygulanir:
    1. Ilaclari kesmeden ilave insulin yapmak.: Kullandiginiz hap seklindeki ilaclara ilaveten gece NPH insulin veya uzun etkili bir insulin (glargin, levemir gibi) insulin yapilir.
    2-Ilaclari tamamen kesip insuline gecmek: Ilaclar tamamen kesilip sadece insulin yapilir. Ancak sisman hastalarda insulin direnci yuksek oldugundan insulinle beraber metformin veya roziglitazon vermek daha iyi kontrol saglar. Bu durumda insulin dozunda azaltma yapmak gerekebilir.

    Insulin Ilacinin Tipleri:
    Eskiden tedavide kullanilan domuz veya sigir insulinleri artik kullanilmamaktadir. Halen kullanilan insulinler genetik olarak elde edilen insan insulinleridir. Insan insulinleri laboratuar ortaminda molekuler genetik metotlarla elde edilir ve insan insulinin kimyasal yapisinin aynisidir. Insulin anologlari ise insan insulini yapisindaki insulinin yapisindaki bazi aminoasitlerin degistirilmesi ile olusturulur ve daha cabuk emilir ve etki eder. Tip 2 diyabette insulin direnci oldugundan bazen yuksek dozlar kullanmak gerekebilir.
    Sise uzerinde R harfi varsa bu reguler insulin yani kisa etkili insulin demektir ve sivi berraktir. Sise uzerinde N harfi varsa bu insulin NPH insulindir yani orta etkili insulindir ve sivi bulaniktir.

    a) Kisa Etkili Insulinler:
    Molekul yapisi genetik olarak degistirilmis ve bu nedenle insulin anologu denen yeni tip insulinler lispro ve aspart insulindir. Bunlar enjekte edildikten sonra 5-15 dakikada etki eder ve .................More Read....

    XXIV. ULUSAL BİYOKİMYA KONGRESİ 25 – 28 EYLÜL 2012-Konya

    XXIV. ULUSAL BİYOKİMYA KONGRESİ
    25 – 28 EYLÜL 2012
    Değerli Meslekdaşlarım,

    Sizleri 25-28 Eylül 2012 tarihlerinde, Hazreti Mevlana’nın kenti Konya’da Dedeman Otel’de yapılacak olan XXIV.Ulusal Biyokimya Kongresi ve Kongre öncesinde gerçekleştirilecek olan çalıştaylara katılmaya davet etmekten onur duyuyorum.

    Bu Kongre’de de Kongre öncesinde genç meslektaşlarımıza yararlı olacağına inandığımız en az iki çalıştay organize etmeyi planladık. Bu çalıştayların konusu sizlerden gelecek istekler doğrultusunda belirlenecektir. Olanaklar ölçüsünde sınırlı sayıda katılımcı kabul edebileceğimiz bu çalıştaylara, genç arkadaşlarımızın geç kalmadan kayıtlarını yaptırmalarını öneririm.

    Kongremizin açılış dersi için hem temel hem de klinik biyokimya alanında çalışan meslektaşlarımızın yararlanacağı bir konuşmacının arayışı içindeyiz. Ayrıca Prof. Dr. Sevil Atasoy “keynote” konuşmacı olarak bilimsel programda yer alacaktır.

    Her zaman olduğu gibi, kongrede temel ve klinik (tıbbi) biyokimyanın güncel, ilgi çeken ve yenilik taşıyan konuları birbiriyle bağıntılı olarak ele alınacaktır. Kongre kapsamı, konu ve konuşmacılar konusunda sizlerden de öneriler bekliyoruz.

    Bu Kongre’de uzun konuşmaların yanı sıra, genç meslekdaşlarımızı özendirmek amacıyla, kısa konuşmalar ve sözlü sunumlar için önemli bir zaman ayrılmıştır. Genç katılımcılara, kısmi yol ve kalacak yer desteği sağlamak üzere TUBITAK’a başvuru yapılacaktır, lutfen şimdiden Dernek’e başvurunuzu yapınız. Kapanış sırasında, Bilimsel Komite tarafından seçilmiş on poster arasından, kura ile belirlenen bir katılımcıya, “laptop” diğer dokuz katılımcıya ise kitap hediye edilecektir. Ayrıca, orada bulunan katılımcılar arasından, kura ile belirlenecek, beş meslektaşımız TBD 2013 yılı Kongresine katılım ücreti ödemeden katılabileceklerdir.

    Kongre’de sunulan tüm çalışmalar, SCI Expanded, Journal Citation Reports/Science Edition, Chemical Abstracts, Directory of Open Access Journals, Index Copernicus, EmbaseScopus, indekslerinde indekslenen “Turkish Journal of Biochemistry-Türk Biyokimya Dergisi”, özel sayısında yer alacaktır.

    Biyokimya ve ilgili tüm alanlarda yeni bilimsel gelişmelerin paylaşılacağı bu bilimsel toplantıların gerçekleştirilebilmesi için maddi desteklerini esirgemeyen ve teknolojik gelişmeleri standlarına taşıyarak laboratuvarlarımızın çağdaşlaşmasına katkıda bulunan diyagnostik firmalarını da 24. Ulusal Biyokimya Kongresi’nde, tüm meslekdaşlarımızla birlikte aramızda görmekten mutluluk duyacağımızı belirtmek isterim.

    Saygılarımla,

    Prof. Dr. Nazmi Özer
    Türk Biyokimya Derneği Başkanı

    .................More Read....

    Pages: 1 2 3 4 5 6 7 8 9 10 11 ileri


    Biyokimyaci Dost Linkler
    Kongretr.com  | Forumakademi  | Biyokimyaci  | polymorphisms  | Fotoanaliz  |