KOLESTEROL
Kolesterol yağ benzeri bir maddedir ( lipid ). Hem karaciğerde
üretimiyle hem de et, yumurta ve süt ürünleri gibi hayvansal gıdaların
tüketimiyle elde edilir. İnsan vücudu kolesterole ihtiyaç duyar ve çeşitli organ
sistemleri için gerekli olan tüm kolesterolü üretir. Aslında insan vücudu
dışarıdan diyet ile alınan kolesterolün 4 katını kendi doğal olarak üretir.
Vücut kolesterolü şu durumlar için kullanılır.
1) D vitamini ve
hormonların üretiminde
2) Karbonhidrat ve proteinlerin yıkımında
3)
Sinirlerin etrafındaki koruyucu kılıfın yapımında
4) Hücre duvarının
inşasında ve safranın yapımında (yunancada kolesterol safra tuzu anlamına gelir
)
Kolesterol kan dolaşımında “lipoproteinler” ile taşınır.
Lipoproteinler hem kolesterol ve diğer yağ içeren maddeleri paketleyen, hem de
onları kan dolaşımında taşıyan bir tür proteindir.
Kan akımında
kolesterolün büyük kısmını lipoproteinlerin 2 tipi taşır.
Yüksek
Yoğunluklu Lipoprotein (HDL) : İyi kolesterol olarak adlandırılır. HDL kanda
kolayca hareket eder ve aslında vücut içinde oldukça yaralıdır. Atar damar
duvarına yapışmazlar ve kan dolaşımında stabildirler. Kolesterolü atar damardan
alıp yıkım sürecinin başladığı karaciğere getirerek kalp hastalığının
gelişmesini engeller. Alkol veya diğer nedenlerle karaciğer hasarının meydana
geldiği durumlarda HDL’nin yararlı etkileri de ortadan kalkar.
Düşük
Yoğunluklu Lipoprotein (LDL) : Kötü kolesterol olarak adlandırılır. HDL’ye göre
daha fazla yağ daha az protein içerir. LDL stabil değildir ve dolaşımda
parçalanmaya eğilimlidir. Vücuttan karaciğer yoluyla atılmaktan ziyade, damar
duvarında yer alan hücrelere yapışmaya ve onları parçalamaya eğilimlidirler.
Parçalanmış hücre yüzeyleri mıknatıs gibi diğer yağ içeren maddeleri (örneğin
trigliserid), yapışkan kan pıhtısını (örneğin fibrin ve trombositler) ve beyaz
kan hücrelerini kendisine çeker. Tüm bu maddelerin bir araya gelmesi sonucu
‘plak’ oluşur. Bu damar sertliğine (ateroskleroz) ve koroner damar hastalığına
neden olur. Bu nedenle artmış LDL oranları yüksek kalp hastalığı riskini de
beraberinde getirir. LDL seviyeleri yüksek olan hastaların bir çoğunda aynı
zamanda yüksek trigliserid de saptanır. Bunun nedeni her ikisi içinde risk
faktörlerinin benzer olmasıdır. (örneğin şişmanlık, şeker
hastalığı).
Daha düşük miktarlarda kolesterol çok kötü kolesterol olarak
da bilinen çok düşük yoğunlukla lipoproteinler (VLDL) veya trigliseridden zengin
başka bir tip lipoprotein olan şilomikronlar içinde taşınır. VLDL ve orta
yoğunluklu lipoproteinler (IDL) son dönemlerde HDL dışı kolesterol olarak ayrı
kategoride toplanmışlardır.
Tarama tekniklerinin gelişmesi kolesterol
seviyelerinin daha ayrıntılı ve doğru olarak ölçülebilmesine izin vermektedir.
Lipoprotein a ( Lp(a) olarak kısaltılabilir), seviyesinin yaklaşık 30 mg/dl’den
yüksek olması, kalp hastalığı riski ile bağlantılı olan bir tür kolesteroldür.
Hangi sebepler yüksek kolesterol seviyesine neden olur
?
Eğer bir kişi yüksek oranda doymuş ve trans yağ içeren diyet
ile besleniyorsa, özellikle bu kişi şişman ise ve/veya hareketsiz bir yaşam
biçimi varsa (hafif egzersizlerin bile kalp sağlığı açısından olumlu etkileri
vardır) kolesterol seviyeleri çok yüksek seviyelere çıkabilir. Çalışmalar trans
yağların koroner damar hastalığı açısından doymuş yağlara göre daha zararlı
olduğunu göstermiştir. Trans yağlar hem kötü kolesterol olan LDL seviyelerini
yükseltir, hem de iyi kolesterol olan HDL seviyelerini düşürür. Trans yağlar
yiyeceklerin raf ömrünü uzatır. Bu nedenle trans yağlar, patetes cipsi ve diğer
işlenmiş çerez çeşitleri, derin dondurulmuş yiyecekler, bir çok margarin çeşidi
ve hamburger gibi fast food yiyeceklerde bol miktarda bulunur.
Bir çok
değişik genetik durum kolesterol yüksekliğine neden olabilir. En sık rastlanan
kalıtsal kolesterol hastalığı ailevi hiperkolesterolemidir. Bu hastalarda
kolesterol seviyeleri hemen hemen normal bir insanın kolesterol değerlerinin 4
katına yaklaşık bir düzey bulunur. Kolesterol seviyeleri .................More Read....